Oduncu gömleği ve Starsailor

Posted by Oduncu Gömleği | Posted in , , , , , , | Posted on Cumartesi, Temmuz 31, 2010

Aynı merdiven yine, az basamaklı. Yeri de sayarsak dört basamaklı beyaz müstakil binanın merdiveni. Bi'şeyler anlatmaktan çalmaya fırsat bulamayan bir sokak müzisyeni ve üç adam var o basamaklarda. Adamın elinde saksafon var. Şu zencilerin elindekiler kadar büyük de değil, ufak. Sesi aynı ses geçip giden için. Rahatsız değiliz.
Geçmişten bahsediyor adam, dinliyoruz. Çalacak gibi yapıyor, heyecanlanıyoruz. Konuşuyor, dinliyoruz.


Saat sabah 03.15 artık çalma şansımız daha da az, malum insan çekiniyor ses yapmaya. Arada ufak ufak üflüyor adam biz de tek gözle bakıyoruz can kulağıyla dinlerken. 2. basamak senin olmuştu, yastığın. Sonra her birimizin kendi yastığı olmuştu basamak denilen. Rahattık, merdivenlere baş koyup uyumamızı sağlayan "Burası İzmir koçum, burda hiç bi'şey olmaz." cümlesi ve vurgusuydu mavi gömlekli polisin..


Altı gündür buradayız, sigara içmeyenler sigaraya para vermem tribindeler. İçenler agresif para tükenmekte. Şu saate kadar sorun olmamıştı bu, sefilce yatıyorduk zaten sokakta. Şimdi salam alacağımıza bi paket sigara almamız lazım. Saksafoncu gitmiş. Geceden anımsıyorum biri bir çantaya bir şey yerleştiriyordu parça parça. Boynumuz ağrıyor. Sorun değil sol tarafa çevirmesek de olur, sağımız kordon boyu çünkü. Alsancak'ta uyuduk çünkü. Keyfimiz yerinde, karnımız aç ve tuvalete gitmezsek altımıza hiçlik sıçıcaz.


Sıçacağımız bokun açlık kadar bile kokamayacağını bilmemize rağmen tuvalet beğenemiyoruz. Kafamıza güneş dışında etki eden olmadı lâkin götümüz güzel. İstemiyoruz umumi tuvaletleri. Son parayla çorbacı, sonra sırayla helasına ziyaret. Hızlıydık, hiç fena değildik. İzmir'i seviyorum. Mp3 çalarımın şarjı olduğu her dakika güzeldi. O kavurucu sıcak gece öyle serin bi rüzgardı ki ondandır gri siyah gömlek üstümde ki. Dönüş yolunu güzel kılansa James Walsh'un ilginç sesiydi. Tie up my hands. ♥

Comments (0)

Yorum Gönder